Bölümler | Kategoriler | Konular | Üye Girişi | İletişim
hasan el bennan kimdir?
hasan el bennan kimdir?
bu kisinin cesitli yerlerde mezhepsizlerden oldugu ifade edilmektedir... yanliz bir cok meshur mezhepsizlerin ehli sünnete ters olan görüslerini bulmamiz mümkünken bu kisiyle ilgili bir aciklama bulamadim, yardimci olursaniz sevinirim... simdiden ilginiz icin Allah (c.c.) razi olsun...
bende risaleler isminde eseri var. gazete aldıgım dönemlerden kalma.
mısırlıdır. kendi toplum ve çevresi çerçevesinde bakıldıgında o toplumun şartlarına göre hareket etmiş biri. Ne veli ne deli. İmkan nispetinde islam için bişiler yapmaya çalışmış.. mezhepsizlik var mı? araştırabiliriz.
Eserleri okunur mu?
şahsen bana abes geliyor. güneş parlarken perdeleri çekip mum ışıgı ile aydınlanmak kime abes gelmez ki? Güneşi görebilmek gerek.
selam sevgi ve dua ile
burda kisa bir bilgi var...
Hasan el-Benna
Sual: Hasan el-Benna kimdir?
CEVAP
Hasan el-Benna, Seyyid Kutbun da üye olduğu, Mısır’daki İhvan-ül-müslimin yani Müslüman kardeşler örgütünün kurucusudur. Mevdudi, 1927’de yazdığı İslam’da Cihad kitabında, ihtilal yani devlete isyan fikirlerini yayıyordu. Arapçaya tercüme edilince, Hasan el-Benna’nın düşüncelerine tesir ederek Mısır’da devlete karşı gelmesine ve öldürülmesine sebep oldu. Mevdudi’nin ilmi yetersizliği, [siyaset ilminin noksan olması, fitne çıkmasına sebep olmuş ve] böyle sayısız müslümanları, maddi ve manevi ölüme sürüklemiştir. (F. Bilgiler)
Din ve toplum üzerinde araştırmalar yapan Fransız Prof. Jacques Rollet diyor ki:
İslamiyet’te şiddet yoktur. Teröristler, İbni Teymiyye’nin fikirlerini referans alıp, yörüngelerini buna göre çizen Hasan el-Benna, Seyyid Kutub, Mevdudi gibilerin fikirlerini pratiğe dökmüşler ve bugünkü radikal gruplar oluşmuştur. (28.9.2001 tarihli gazeteler)
Hasan el Benna'nın kitaplarını okuyabilirsin kardeşim Hatta zikir ve dua diye bir kitapcığı va şu an elimde sen fransız prof'ların söylediklerine bakma onların iyi diyecek halleri yok.Peygamberimize bile iyi demezler onlar.Adam hep Allah için çalışmış ve şehit olmuştur.Selam ve dua ile.
Hasan el Benna'nın kitaplarını okuyabilirsin kardeşim Hatta zikir ve dua diye bir kitapcığı va şu an elimde sen fransız prof'ların söylediklerine bakma onların iyi diyecek halleri yok.Peygamberimize bile iyi demezler onlar.Adam hep Allah için çalışmış ve şehit olmuştur.Selam ve dua ile.
Neye dayanarak bunları söylediniz kardeşim? direk okunabilir diye?
kusura bakma benim de bir bilgim yok ama siz herhangi bir kitabını okudunuz mu ve ya herhangi bir kaynak biliyor musunuz bu kişi ile ilgili?
mısır vs kaynaklı kişilerin eserlerinin ilim sahibi olunmadan okunmasını kesinlike tasvip etmiyorum. Onlar kendi bölge ve şartlarına göre hayata bakıyorlar. Onlarla zaman öldüreceğinize
imam gazalinin eserlerini okuyunuz. ihya yı okuyunuz.
mısır vs kaynaklı kişilerin eserlerinin ilim sahibi olunmadan okunmasını kesinlike tasvip etmiyorum. Onlar kendi bölge ve şartlarına göre hayata bakıyorlar. Onlarla zaman öldüreceğinize
imam gazalinin eserlerini okuyunuz. ihya yı okuyunuz.
reis sana katılıyorum çünkü ben bu adamın adını bile ilk defa burda duydum.
Üstad Muhammed Mehdi Akif ve İslami Vahdet
İhvan-ı Müslimin Genel Mürşidi Üstad Muhammed Mehdi Akif'in İslami vahdet noktasında görüş ve tavırlarını ortaya koyan özel dosya...
06/04/2009
“Düşmanların Müslümanlar arasındaki fitneyi alevlendirmek için çalıştığı dönemlerde, Şia ve Ehl-i Sünnet arasında ne kadar ihtilaf olduğunu tartışmak gibi karışık meselelerle uğraşmak doğru değildir.”
Şehid İmam Hasan el-Benna (Ihvan-ı Müslimin Hareketi Kurucusu)
“Şiiler ve Sünniler, İslam ümmetinin bir parçasıdır. Aynı Rabb’e inanırlar, aynı kitabı referans alırlar, aynı Nebi’ye tabi olurlar, aynı Kıble’ye yönelirler..”
Muhammed Mehdi Akif (Ihvan-ı Müslimin Hareketi Genel Mürşidi)
velfecr.net
burda cabalari ile ilgili malumat verilmekte... ancak mezhepler üstü bir profil cizmekte, buda diger mezhepsizler gibi, siyonistleri hedef gösteriyor.
17 Ekim 1906′da Misir’in Mahmudiye kentin de dogan Hasan el-Benna dini ve ilmi yönden köklü bir aileye mensuptur. Babasi hadis alimi idi. Hadis konusunda bizzat kendisinin de yazdigi eserler vardir. Iste böyle ilmi bir yuvada büyüyen Benna ilim, takva ve zühd atmosferinde çok güzel yetismistir. Daha küçük yaslarda üstün bir zeka ya sahip oldugu gözleniyordu. Gece namazlarina
ve pazartesi, persembe günleri oruçlarina devam ediyordu. Küçük yaslarinda Kur’an-i Kerimi yari sina kadar ezberleyen Benna 15 yaslarinda hifzi ni tamamladi.
Yüzünün hatlarinda -devamli bir elem ve hü zün görünüyordu. Kalbinde müslümanlarin dertlerine çareler arama aski vardi. Onun bu hali za man zâman bazi kötülükleri bizzat kendi eliyle degistirmeye götürüyordu.
Nafile ibadetlere devam etmesiyle ruhu en ginlesmis ve nefsi daha da ,paklasmisti. Ayrica daha talebelik yillarindaki Islâmi çalismalarin dan dolayi da genel kültürü oldukça gelismisti. Okudugu medrese de “kötülüklere karsi mücadele” adinda bir teskilat kurarak bazi önemli sahsiyetlere mektuplar gönderip, onlara nasihat etmeye ve onlarin dikkatlerini toplumdaki kötü lüklere çekmeye baslamisti.
Liseden mezun oldugunda Misir’daki tüm talebeler arasindaki siralamada besinciydi. Üniversiteyi ise.”Darul Ulum”da okumustu. Universiteyi bitirme imtihanlarini verirken onsekizbin siir beyti ve bir o kadarda nesir ezberlemisti. Darul Ulum’u bitirdiginde onun ayarinda talebe yoktu. Çünkü birincilikle bitirmisti.
Üniversiteyi bitiren Hasan el-Benna Ismaili ye’deki okullardan birine tayin edilmisti. O zaman Ingilizlerin tüm güçleri Ismailiye’de toplan misti. Okullarda Avrupa usulü egitim yapiliyordu. Ismailiye bu haliyle sanki Londra’nin muhit lerinden birini andiriyordu.
Halkin çogu ise bir Ingiliz sirketi olan “Su veys”te isçiydiler. Hasan el-Benna Ingilizlerin Misir halkini ezdigini ve onu zelil ettigini görüyordu. Misir halki sanki onlarin kölesiydi. Her türlü fesat almis yürümüs ve haramlar mübahlastirilmisti. Özellikle 1924′de Atatürk tarafindan hilafet yikildiktan sonra bu durum daha da artmisti. Diger taraftan Benna batililarin Islâmi ortadan kaldirmak için yaptigi çalismalari gördükçe kalbi parçalaniyordu. Iste Benna o dönemleri anlatirken söyle diyordu: “Allah bilir nice geceleri ümmetin dertlerine çareler aramak için geçirdik. Ve ümmetin hallerini tahlil etmek, dertlerini ortadan kaldirmak için ne kadar düsündük. Bu hallerin tesirinden bazen aglama durumuna gelirdik.” Derken Hasan el-Benna kendilerinde hayir alemetleri olan bazi kisilerle irtibata geçiyordu. Kendisiyle birlikte alti kisi biraraya gelerek Islâmi çalismalarin çekirdegini olusturmak için anlastilar. Benna bu kurdugu teskilatina yeni bir isim almamasi için “Biz Müslüman Kardesleriz” dedi ve cemiyetin adi “Ihvan-i Müslimin” oldu. Benna ilk davetine Ismailiye’de baslamisti. Çalismalarini bereketlendiren Allah Teâlâ onun elleriyle kahvelerde zamanlarini bosa geçiren insanlardan Islâm davasi için mümtaz sahislar yetistirmisti. Bunlara örnek olarak Islâm davasinin ilk öncülerinden Seyh Muhammed Fergali Ingiliz komutaninin karsisina dikilmis söyle diyordu: “Beni bu Ismailiye’den sadece bir kisinin emri çi kartabilir. O da Hasan el-Benna” ‘ Hasan el-Benna Ismailiye’deki çalismalari ge nisleyince ve tüm gayretlerini Islâm için tahsis edince Ismailiye’den Misir’in baskenti olan Kahi re’ye tasindi. Ihvan-i Müslimin’in merkezini orada kurdu.
Bütün gayretlerini Islâma davet ve onu tanit ma yolunda harcadi. Köyleri gezdi, sehirleri do lasti. Gittigi her yere bir sube açiyordu. Öyle ki bir kaç sene içinde Ihvanin hareketi Misir’in gö zünü ve kulagini doldurmustu. Her tarafta ona katilmalar oluyor ve Misir’in evlatlari onun ka natlari altina giriyordu. Bunu gören hükümet Ih vanin yayilmasindan korkarak onu kontrol etmek için her türlü çareye basvuruyordu.
Hasan el-Benna’yi gizli istihbarattan bir çok kisi takip etmeye baslamisti. O nereye giderse on larla pesinden ayrilmiyorlardi. Derken 1947 se nesinde Hasan el-Benna bazi mücahidlerini Filis tin’e gönderiyordu. Filistin daglari ve köyleri da ha önce görmedikleri ender mücahidler görmeye baslamislardi. Evet Filistin yahudiye kuvvetli bir ders vermek ve onlara zilleti tattirmak için ölümü hayata tercih eden insanlara sahit olmustu.
Bu arada Kral Faruk, bu büyük gelismeler den dolayi meseleyi Ingilizlerle beraber düsünme ye basladi. Özellikle Kral Faruk’un Misir ordusu na dagittigi silahlarin bozuk oldugunun anlasil masindan ve araplarin hiyanetlerinin açiga çik masindan sonra Kral Faruk için mesele iyice teh likeliydi. Filistinde cihad eden Ihvan-i Müslimin Mücâhitlerinin Misir’a gönderilmesinden korkan Faruk, Müslüman Kardesleri tutuklatip hapisha nelere dolduruyordu. Disarida sadece Hasan el Benna kalmisti. Kralin maksadi onu öldürtmekti. Iste bu esnada Mahmud Abdulmecid gizli is tihbarattan bes kisiyi Benna’yi öldürmeleri için gönderdi. Ve Kahire’nin en büyük meydaninda Müslüman Gençler Teskilatinin önünde 12 Subat 1949 tarihinde Hasan el benna kurşunlandı tedavi için hastaneye kaldırıldı.Bu arada benna'ya müdahale edilmemesi ve kan kaybından ölmesi sağlandı. Şimdi herkese soruyorum ya İngilizin ve işbirlikçilerin yanında olun.Yada Hasan el benna gibi Allah dostlarının yanında, başka seçenek yok.
Şunu da eklemek istiyorum serbest kürsüde yazım var zaten,Cennet mekanı Abdulhamid hazretlerinede bu gibi dış mikraklı ajanlar Kızıl sultan demişlerdi Biz şimdi o ajanların tarafındamı olmamız gerekirdi.Ben karşı tarafta olmaktan Allah'a sığınırım.Bütün müslümanların sığınması gerek zaten tabi yinede herkes ne yaparsa muhakkak Allaha hesabını verecektir.Benden bu kadar.
cüpbeli ahmet hocada hasan el bennan hakkinda ehli sünnet bir mücahit oldugu bilgisini bir videosunda belirtiyor... bu konuda benim icinde bu hoca efendinin görüsü muteberdir...