Bölümler | Kategoriler | Konular | Üye Girişi | İletişim
Heron'un gözlerine bak
Heron'un gözlerine bak komutan; kerâmet sahipleri gibi cübbenin yenleri içinden garip sûretler gösteriyor bize. İçimize kezzap damlıyor, çocuklarımız ikiye bölünmüş, ölümüne askercilik oynuyorlar, sen bakıyorsun, sadece bakıyorsun, hep bakıyorsun!
Seyrediyor musun sahi, kaçırma bakışlarını; Heron'un gözlerine bak!
Boşver önündeki terfi dosyalarını; Heron'un gözlerine bakamıyorsan kapat gözlerini, kendi içine dön; rûhunun içine bak, kendi derinliğine gömül, vicdanını fiskele... Say ki tâ be kıyâmet terfî ettin, terfî ettirdin, asker kişi dosyalarını masana yığıp "Bunların kaderi ve hayatı benim elimde" diye gururlandırdın. En zengin, en güçlü, en cabbar sen ol. Hükümetler titresin beş yıldızlı apoletlerinin önünde. Karargâhına iliştirilmiş yarı muvazzaf gazeteciler, alnının her kırışığından farklı tehdit mesajları okusunlar; keyiflen şöyle, rahatla ama dalıp gitme sakın...
Uzun yol şoförlerinin ara sıra başına geldiği gibi bakar görmezlerden olma; çimdikle kendini. Bak, yaşta kuruları ıslatmayım derken neler olmuş neler?..
Askerlerini, çocuklarını öldürüyorlar komutan; bana bakma, Heron'un gözlerine bak, göreceksin! Heron alımının ihâleye çıktığı güne lânet okumak neye yarar? Heron'un vicdanı, aklı, kibri, inisiyatifi yok komutan; görmüyor, gösteriyor; hissetmiyor hissettiriyor bu kalpsiz müşir iğnesi!
Biri bizi gözetliyor evi gibi seyrediyoruz demişti vaktiyle birisi -kimdi o sahi!- Meğer doğruymuş be, BBG evi gibi seyretmişsiniz olup biteni yahu. Biz de seyrediyoruz şimdi internet sitelerinde. Sizin gibi derin bir vukuf fakat buzdan bir vicdanla değil ama, tâbir caizse kurbanın bıçağa baktığı gibi bakıyoruz; canımız acıyor, boğazımız düğümleniyor, yutkunamıyoruz bile.
Mutlaka sahte görüntülerdir bunlar değil mi komutan? CIA'nın, MOSSAD'ın, Alman ve İngiliz gizli istihbarat servislerinin belki de Yüzüklerin Efendisi filmindeki alçak büyücü Sauron'un işidir; sizi karalamak, itibarınızı kırıp, o güzelim tabirle asimetrik psikolojik harekât yürütmek için uydurmuşlardır o hokus-pokus video kayıtlarını.
Bakınız, ne güzel izah ettim netekim; bu görüntüler gerçek olamaz; gerçek olsa bizim erkân-ı harbiyemiz bir lâhza yerinde durmaz ki zaten. Cehennemler kudursa, gökler çatlasa, sarsılmayan azmiyle çelik kal'aları eritir, yıldırımlar yaratır, kartallardan kanat ödünç alıp hışım gibi inmez mi pusudaki kuzularımıza yaklaşan alıcı kuşların tepelerine?
Lâfa gelince nasıl gürlüyoruz değil mi komutan; edebiyatın bini bir para bizde...
Evet evet, sahtedir o görüntüler, tarikatçi, cemaatçi, Sorosçu takımı doları basıp yaptırmışlardır o görüntüleri sanal laboratuvarlarda. Zaten Hantepe'de bir karakolumuz hiç olmamıştır, o gece Heron'un gözleri tepelerindeyken aşağıda üçer beşer avlanan çocuklarımız da hiç doğmamışlardır analarından; anaları taş mı doğurmuştur acaba o kuzuların yerine?
Lânetle şunları komutan; yalandır de, psikolojik harekâttır de, dağ başlarındaki dandik karakollara yolladığın çocukların hukukuna da, darbe zanlısı devrelerini koruduğun kadar olsun sahip çık biraz. Gürle be; bunlar iftiradır, kâğıt parçasıdır, borudur de...
Bize yeni bir şey söyle komutan. Bize bu işin içinde başka işler olduğunu söyle; bizi inandır, istersen kandır, hatta, "Siz anlamazsınız, bu işler bildiğiniz gibi değil, her gördüğünüze inanmayın" de, inanmayalım...
Geldin gidiyorsun fakat eyvah, üzerinde ağır kul hakkıyla gidiyorsun. Olmadı, hiç olmadı. İnsan başlı, arslan gövdeli Ebülhevl'in (Sfenks) sualine sen de cevap veremedin. Çekeceğin ceza, Heron'un gözlerine bakmaktır bundan sonra; tâ be kıyâmet!
A.TURAN ALKAN - ZAMAN
04.08.2010
eronların saniye saniye görüntülediği Hantepe baskını konusunda Genelkurmay 15 gündür suskun. Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün 'Görüntüler Hantepe değil' sözlerine ise saldırıdan yaralı kurtulan gaziden yalanlama geldi: "Heron görüntüleri bizim çatıştığımız tepeye ait."
Kamuoyu, Heron görüntülerine rağmen Hantepe'de 6 askerin şehit edilmesine göz yumulduğu iddialarına 15 gündür cevap bekliyor. 20 Temmuz 2010'da 17 askerin de yaralı kurtulduğu baskını yaşayanların anlattıkları da skandalı doğruluyor. Zaman'ın ulaştığı bir Hantepe gazisi, baskında ciddi ihmallerin olduğunu söylüyor. İsminin açıklanmasını istemeyen gazi, askerî yardımın 15 dakika uzaklıktaki birlikten dört saat sonra geldiğine dikkat çekiyor. Bu olayın peşini bırakmayacaklarını belirten gazi, "Görüntülere rağmen baskınla ilgili kimsenin açıklama yapmamasını anlayamıyorum." diyor. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün 'Görüntüler orası değil' sözlerine ise tepki gösteriyor. İnternetten izlediği Heron görüntülerinin Hantepe'de kendilerinin bulunduğu tepeye ait olduğunu vurguluyor. Teröristlerin el bombası attığı sırada mevziden koşan askerlerden birisinin de kendisi olduğunu ifade ediyor. 02.00'de gerçekleşen baskın anını yaşıyormuş gibi anlatan Hantepe gazisi soruyor: "Saldırı olursa helikopterlerin yardıma gelmesi gerekiyordu. Neden bize askerler yaya olarak gün ışırken yardıma geldi?"
Teröristlerin baskınında ciddi ihmalin olduğunu söyleyen gazi, çatışma sonrasında askerî yardımın en fazla 15 dakika uzaklıktaki Hantepe'deki birlikten dört saat sonra geldiğini vurguluyor. Hantepe gazileri ve şehit aileleri olarak bu ihmalin peşini bırakmayacaklarını söyleyen gazi, "Bu görüntülere ve ihmal iddialarına rağmen baskınla ilgili kimsenin açıklama yapmamasını anlayamıyorum." dedi.
Baskını, sanki o anı yaşıyormuş gibi anlatan Hantepe gazisi, terörist grubun altı farklı bölgeden mevzilere sızdığını, ilk çatışmanın Hantepe üs bölgesini koruyan yeni inşa edilen karakolda gece 02.00 sularında meydana geldiğini kaydetti. Burada 40'tan fazla askerin olduğunu söyleyen gazi, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Aldığımız askerî eğitimler gereği, bir yerde saldırı ve baskın olduğunda en fazla 15 dakika içerisinde helikopterlerin yardıma gelmiş olması gerekiyordu. Fakat bize helikopter desteği yerine yaya askerî yardım dört saat sonra geldi."
samanyoluhaber
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Spor | Sağlık | Kültür | Teknoloji | Eğitim | Arşiv | Ramazan | Canlı RSS/Podcast
Ana Sayfa » Gündem haberleri » Hantepe'de yaralı kurtulan askerden şok açıklamalar
hantepe
Görüntülerde koşan asker konuştu
Heronların saniye saniye görüntülediği Hantepe baskını konusunda Genelkurmay 15 gündür suskun. Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün 'Görüntüler Hantepe değil' sözlerine ise saldırıdan yaralı kurtulan gaziden yalanlama geldi: "Heron görüntüleri bizim çatıştığımız tepeye ait."
Yazı Boyutu 10 12 14 16
Kamuoyu, Heron görüntülerine rağmen Hantepe'de 6 askerin şehit edilmesine göz yumulduğu iddialarına 15 gündür cevap bekliyor. 20 Temmuz 2010'da 17 askerin de yaralı kurtulduğu baskını yaşayanların anlattıkları da skandalı doğruluyor. Zaman'ın ulaştığı bir Hantepe gazisi, baskında ciddi ihmallerin olduğunu söylüyor. İsminin açıklanmasını istemeyen gazi, askerî yardımın 15 dakika uzaklıktaki birlikten dört saat sonra geldiğine dikkat çekiyor. Bu olayın peşini bırakmayacaklarını belirten gazi, "Görüntülere rağmen baskınla ilgili kimsenin açıklama yapmamasını anlayamıyorum." diyor. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün 'Görüntüler orası değil' sözlerine ise tepki gösteriyor. İnternetten izlediği Heron görüntülerinin Hantepe'de kendilerinin bulunduğu tepeye ait olduğunu vurguluyor. Teröristlerin el bombası attığı sırada mevziden koşan askerlerden birisinin de kendisi olduğunu ifade ediyor. 02.00'de gerçekleşen baskın anını yaşıyormuş gibi anlatan Hantepe gazisi soruyor: "Saldırı olursa helikopterlerin yardıma gelmesi gerekiyordu. Neden bize askerler yaya olarak gün ışırken yardıma geldi?"
Teröristlerin baskınında ciddi ihmalin olduğunu söyleyen gazi, çatışma sonrasında askerî yardımın en fazla 15 dakika uzaklıktaki Hantepe'deki birlikten dört saat sonra geldiğini vurguluyor. Hantepe gazileri ve şehit aileleri olarak bu ihmalin peşini bırakmayacaklarını söyleyen gazi, "Bu görüntülere ve ihmal iddialarına rağmen baskınla ilgili kimsenin açıklama yapmamasını anlayamıyorum." dedi.
Baskını, sanki o anı yaşıyormuş gibi anlatan Hantepe gazisi, terörist grubun altı farklı bölgeden mevzilere sızdığını, ilk çatışmanın Hantepe üs bölgesini koruyan yeni inşa edilen karakolda gece 02.00 sularında meydana geldiğini kaydetti. Burada 40'tan fazla askerin olduğunu söyleyen gazi, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Aldığımız askerî eğitimler gereği, bir yerde saldırı ve baskın olduğunda en fazla 15 dakika içerisinde helikopterlerin yardıma gelmiş olması gerekiyordu. Fakat bize helikopter desteği yerine yaya askerî yardım dört saat sonra geldi."
Gazi, teröristlerle üç mevkide 2 saat boyunca çatıştıklarını, bulundukları bölgeye yapılan el bombalı saldırının ardından arkadaki mevkiye çekildiklerini söyledi. Burada uzun süre yardım beklemelerine rağmen helikopterlerin gelmediğini belirten gazi, Hantepe saldırısında yakın arkadaşlarının da şehit olduğunu söyledi.
HANTEPE GAZİLERİ HUKUKÎ MÜCADELE BAŞLATACAK
Hantepe'deki birlikte 400'den fazla askerin görev yaptığını söyleyen gazi, baskınla ilgili, "Yüzde yüz ihmal var." diyor. Havanın aydınlanmasıyla yardım ulaştığını belirten gazi, helikopterlerin 4 saat sonra sadece yaralı askerleri almaya geldiğini kaydediyor. Şehit ailelerinin çocukları için adalet aramaktan vazgeçmemelerini gerektiğini ifade eden gazi, kendisi gibi yaralanan ve o baskındaki arkadaşlarının da hukukî mücadeleye destek vereceklerini vurguladı.
Taraf Gazetesi'nin ortaya çıkardığı Heron görüntüleriyle ilgili Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün sözleri tepki çekmişti. Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın İzmir'deki bir toplantısındaTürkiyeHarp Malulü Gaziler Derneği İzmir Şube Başkanı Volkan Kaya, Vecdi Gönül'e yaklaşıp skandal Hantepe Heron görüntülerini sormuştu. 1995 yılında yedek subay olarak askerlik görevini yaptığı Cudi'de mayın patlaması sonucu sağ gözünü kaybeden Kaya, Bakan Gönül'e, "Eğer böyleyse biz komutanlarımıza nasıl güveneceğiz? Ben haybeye mi gittim?" dediğini aktarmıştı. Gönül ise şu cevabı vermişti: "Böyle bir şey yok. O videonun koordinatları başka yerden alınmış, sonra servis edilmiş. Hiçbir basın mensubu böyle görüntüler elde edemez. Böyle şeylere inanmayın. Gönlünüz rahat olsun. Genelkurmay'a söyleyeyim bir açıklama daha yapsın." Star Gazetesi yazarı Şamil Tayyar, bu konuşmayı köşesine taşımış ve Gönül'e bazı sorular yöneltmişti.