Bölümler | Kategoriler | Konular | Üye Girişi | İletişim


Alman hakim CHP'li vekilleri odadan atti

Alman hakim CHP'li vekilleri odadan attı
Almanya'da görülen Deniz Feneri davasını izleyen CHP'li iki milletvekili, hakimden davanın Başbakan Erdoğan ile ilgili bölümüne ilişkin bilgi almak istedi. Talebe şaşıran Alman hakim önce hukuk dersi verdi, ardından odadan kovdu.

Haber 7 adlı internet sitesindeki haberde Deniz Feneri Davası'nı takip için Almanya'da bulunan CHP milletvekillerine, davanın Alman hakimi tam bir hukuk dersi verdi. Hakimin odasına girip zorla bilgi almak isteyen iki CHP'li vekil, çıkmayınca güvenlik görevlilerince zorla dışarı atıldı.

Olay şöyle gelişti:

Frankfurt Eyalet Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşması bittikten sonra Ankara'dan gelen iki CHP milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve Ali Kılıç, duruşmanın hakimini ziyaret etmek istedi. Hakimin odasına giden milletvekilleri Alman hakimin odasına girdi. Duruşmayı yürüten hakim hemen yeminli tercümanlık yapan. İ.T. adlı şahısı çağırarak taleplerini öğrenmek istedi.

Alman hakim tercümana bu kişilerin ne istediklerini sordu. Tercümanın, ''Mahkeme başkanından ne istiyorsunuz?'' sorusuna ''Biz TBMM'de gurubu olan CHP partisinin vekilleriyiz. Sayın Hakim beyden mahkemenin gidişatı ve Başbakanımıza yapılan suçlamalar üzerine bazı bilgiler almak istiyoruz'' yanıtını verdiler. Hakim bu cevap üzerine sinirlenerek Türk milletvekillerine hukuk dersi veren şu konuşmayı yaptı:

''Efendim biz bir hukuk devletiyiz. Hukuk devletlerinde yargı bağımsızdır. Kimse yargılanan bir kişi üzerine benden gelipte bilgi alamaz. Hele bu tip davalarda kesinlikle olmaz. Mahkememizin Basın Bürosu vardır buradan gereken bilgileri alabilirsiniz. Sizin memleketinizde de siz kapıyı çalıp davalara bakan hakimlerden bu tip bilgiler almıyorsunuzdur her halde. Sizden ricam derhal odamdan çıkın. Sizinle daha konuşacak bir şeyim yok. Ben kimse üzerine bilgi veremem''

ULUSLARARASI PROTESTO GELİYOR

CHP Milletvekilleri bu yanıttan tatmin olmadı ve ısrar ettiler ve dokunulmazlık haklarını kullanarak hakime ısrarla ''Biz Türk milletvekilleriyiz sizden sırf Başbakanımızla ilgili bilgileri vermenizi rica ediyoruz'' yanıtını verdi. Alman hakim derhal mahkeme mübaşirlerini ve güvenliği çağırarak CHP'li milletvekillerini odasından çıkarttı.

Alman hakim ve heyeti bu olaydan sonra toplanarak CHP milletvekilerinin takındıklar hal ve hareketler protesto edilmesi için harekete geçti. Alman hakim bu konunun Alman Adalet Bakanlığı üzerinden Türk Adalet Bakanlığına bildirilmesini ve TBMM'ye bu konuda bir protesto mektubu yazılmasını kararlaştırdı. Bu mektup Adalet Bakan'ın onayından sonra Türk makamlarına iletilmesi bekleniyor.

ALMAN HAKİM DE BU İŞE ŞAŞIRDI

Alman hakim olay sonrasında yaşadığı şaşkınlığı anlatarak şunları ifade etti:

''Almanya bir hukuk devletidir ve Almanya'da yargı bağımsızdır. Kimse dokunulmazlığım var diye bir yargı mensubuna süren bir davanın gidişatını manupilasyon yaptıramaz. Hakimler objektif şekilde delillere göre karar verir hele bir devletin Başbakanının adının geçtiği bir konuda delilerin çok hassas şekilde ve somut şekilde olması lazım ki bu konu üzerine kararımızı verelim. Ama bura da yapılmak istenen Türk vekilleri tarafından bizim karar aşamasında olduğumuz bir dava da bize müdahale edilmesidir. Bu benim 20 yıllık iş hayatım da ilk defa başıma gelen bir konudur. Bakanlığımızın bu konu üzerine Türk makamlarına gereken Şikayet yazısını göndermesini arz ederim.

BU OLAY ALMAN YARGISINA HAKARET SAYILIR

FREİBURG Savcısı Maier'in tercümanlığını yapan Araştırmacı Yazar Talip Doğan Karlıbel 90'lı yıllarda o zaman da DYP, ANAP, ve SHP Milletvekilleri gelerek Alman savcının kapısını çaldığını hatırlatarak şu bilgileri verdi:

''O zamanki savcı Frankfurt'taki hakimden daha sert şekilde tavır koyarak bizim 5 Milletvekilimizi odadan polis nezaretinde kovmuştu. Burada yargıya müdahale yapılmak istenmekteydi o zamanlar. Herhalde bizim vekillerimiz Türkiye'de bir çok konuda çat kapı hakimlerin odasına girerek bu tip davalarda müdahale etmişlerdir.

Almanya'da yaşanan bu olay hem hukuk skandalı hem de yabancı bir devletin bağımsız yargısına müdahaledir'.'

Haber 7 zaten kanal 7 nin haber servisi,dolaysla deniz fenerini kuran ve bu dernekle soygunları yapan. Yani bu haberi ciddiye alarak buraya almanıza çok şaşırdım. Doğru olması % kaç ihtimalle mümkün? % 0 mı?Selamlar.

CHP'li Kılıçdaroğlu: Kovulma haberleri yalan
10.09.2008 - 13:36

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, hükümete yakın gazetelerde çıkan 'Deniz Feneri davası hakimi CHP'lileri odasından kovdu' haberlerini yalanladı, "Olayın inanç ve siyasi boyutunu da pazartesi öğreneceğiz" dedi.


İSTANBUL- CHP İstanbul Milletvekili ve Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, bugün hükümete yakın Yeni Şafak ve Star gibi gazetelerde çıkan "Almanya'da görülen Deniz Feneri davası hakimi CHP'lileri odasından kovdu" şeklindeki haberlerin yalan olduğunu söyledi.

'YALANIN BU KADAR KUYRUKLUSUNU GÖRMEDİM'
Kılıçdaroğlu, Almanya’da savcının odasından kovulduklarına ilişkin iddiaların sorulması üzerine de şöyle konuştu:
"Çok yalan haber okudum ama ilk kez bu kadar kuyruklusunu görüyorum. Savcı ve hakimle karşı karşıya gelmedim. Milletvekili olduğumu söylemedim. Herkes nasıl izlediyse ben de canlı bölmede izledim. Yeminli Tercümanı niye tutalım. Böyle bir talepte bulunmak aklını peynir ekmekle yemek demek. Biz duruşmayı izlemeye gittik, haberi yazan hakkında dava açacağım, ispat isteyeceğim.”

NTV'de canlı yayına katılan Kılıçdaroğlu, kesinlikle böyle bir olay yaşanmadığını belirtti. Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan ve AKP'nin CHP Lideri Deniz Baykal'ın "yalan yanlış açıklamalar yapıyor" şeklindeki sözleri için de, "Sayın Baykal'ın okuduğu her şey iddianameden" cevabını verdi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Eğer onların iddia ettikleri gibi bir yanlışlık varsa iddianamede vardır demek ki. Bu da önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır zaten. İfadelerin bir şekilde kamuoyuna yanlış aktarılması söz konusu değil. Yeminli tercümanların iddianameye ilişkin çevirdiği metni Sayın Baykal direk okudu. Ama ileride ne olur bilemeyiz."

'OLAYIN SİYASİ VE İNANÇ BOYUTU PAZARTESİYE'
Kılıçdaroğlu, son duruşmaya ilişkin gelişmeleri de şu şekilde aktardı:

"Mahkemede bilirkişi olarak mahkemeye delil sunan komiser, şöyle bir açıklama yaparak, 'Şimdi olayın siyasi ve inanç boyutuna geliyorum' dedi ve sonra hakim 5 dakika ara verdi. Sonrasında da hakim duruşmayı pazartesi gününe erteledi. Dolayısıyla medya mensupları ve diğer herkes olayın siyasi ve inanç boyutunu pazartesi günü dinleyecek."

'MAĞDUR TÜRK VATANDAŞI AMA HÜKÜMET ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR'
Başbakan Erdoğan'ın Aydın Doğan ve CHP lideri Baykal'la girdiği tartışmalara yönelik olarak ise Kılıçdaroğlu, "son derece düzeysiz, onun için yorum yapmak istemiyorum" şeklinde cevap verdi. Deniz Feneri yolsuzluğu davasının mağdurlarının Türk vatandaşları olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Ama maalesef mağdurlar Türk vatandaşları olduğu halde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu olayda üç maymunu oynuyor. Bu olayın üzerine gitmesi gereken hükümet, olayı kamufle etmeye çalışıyor. Siz bırakın tartışmaları vs. ve bu olayın ortaya çıkarılmasını istiyor musunuz istemiyor musunuz sorusunun cevabını verin. Biz bunu öğrenmek istiyoruz, o kadar."

'ASIL SUÇLULAR TÜRKİYE'DE'
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra Meclis'te düzenlediği basın toplantısında da, “Almanya’da yargılananlar yolsuzluğun küçük taşeronları, asıl suçlular Türkiye’de. Hükümet sessizliğini korursa, üç maymunu oynarsa, o zaman suçun ortağı demektir” dedi.

Dava kapsamında yargılananların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu halde ne büyükelçiliğin ne de Frankfurt Konsolosluğu'ndan bir kimsenin duruşmayı izlemediğini belirten Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ı da medya ile çatışarak asıl meseleyi gizlemeye çalışmakla suçladı.

Deniz Feneri Derneği’nden nakit paraların çantalarla, bavullarla Türkiye’ye getirildiğini, olayın mutlaka yargıya intikal ettirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu yapılmazsa Almanya’da Türkiye’de kara para aklayan bir iktidar olduğu kuşkusunun pekişeceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

'BU PARALAR ÇANTALARLA TAŞINMIŞ OLAMAZ'
“AKP, 'Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir' diyorsa Almanya’daki davanın Türkiye ayağını mutlaka sorgulamalı. Bilgileri Alman makamlarından almalı. Olay yurt dışında alın teri sömürülen Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının birikimlerinin, siyasal ve ticari amaçlı kullanılmasıdır.

Gelir İdaresi Başkanlığı ve MASAK'ın yayınladığı genelgelere göre, belli miktardaki paraların mutlaka bankacılık sistemi içinde hareket etmesi gerekiyor. Bunlar çantalarla taşınamaz. Almanya'da bu olayın bütün ayrıntıları iddianamede, belgelerde yer alırken, hükümet acaba niçin üç maymunları oynuyor; görmüyor, duymuyor, konuşmuyor? Hükümet sessizliğini korursa, o zaman bu suçun ortağı demektir."

'BAŞBAKAN KENDİNİ DİKTATÖR GİBİ GÖRÜYOR'
Kılıçdaroğlu, bir başka soru üzerine de kendisinin yolsuzluklarla ilgili araştırmalarının işin siyasi boyutuyla ilgili olduğunu, iki şirket arasındaki olayların ilgi alanlarında bulunmadığını belirterek “bir başbakan şantaj ve tehdide başvuruyorsa o ülkede demokrasi yok demektir. Başbakan kendisini diktatör gibi görüyor” dedi. (Gazeteport/ANKA)


Siyasi Haberler

Molla Cami Youtube Kanalı

MollaCami.Com