Bölümler | Kategoriler | Konular | Üye Girişi | İletişim


Sapık iskender mihri savunucularının delil sandıkları

Geçen gün bir konuya denk geldim ama şuan bulamıyorum bir iftiraya sebep olmamanız için bu yazıyı paylaşıyorum İmam İskender Ali Mihr hakkında söylenenler ve cevapları

Soru:Kendisinin Bir Resulullah olduğunu ve kendisine Allah katından Kur'andan sonra ilk defa olarak bir kitap indirildiğini iddia eden?
Cevap:AL-İ İMRAN-81: Ve iz ehazallâhu mîsâkan nebiyyîne lemâ âteytukum min kitâbin ve hikmetin summe câekum resûlun musaddikun limâ meakum le tu’minunne bihî ve le tensurunneh(tensurunnehu), kâle e akrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, kâlû akrarnâ, kâle feşhedû ve ene meakum mineş şâhidîn(şâhidîne).
Hani o zaman ki; Allah, peygamberlerin (nebîlerin) MİSAK’ini (yeminini) almıştı: “Andolsun ki; size Kitap ve hikmet verdim, sizlerden sonra sizinle beraber bulunanı (Allah’ın sizlere verdiği kitapları) tasdik eden Resûl gelince, O’na mutlaka îmân edecek ve O’na mutlaka yardım edeceksiniz. Bunu ikrar ettiniz mi ve bu ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?” “İkrar ettik.” dediler. “Öyle ise şahit olun. Ben de sizinle beraber şahitlerdenim.” buyurdu.
33/Ahzap-7: Ve iz ehaznâ minen nebîyyîne mîsâkahum ve minke ve min nûhın ve ibrâhîme ve mûsâ ve îsebni meryeme ve ehaznâ minhum mîsâkan galîzâ(galîzan).
O zaman ki; Biz, nebîlerden onların misaklerini almıştık. Ve senden ve Hz. Nuh’tan ve Hz. İbrâhîm’den ve Hz. Musa’dan ve Meryemoğlu Hz. İsa’dan ve onlardan ağır bir misak aldık.
Bu ayetlerde, efendimizin resulullah olduğunu Allah uTeala bize haber veriyor.Şeriat sahibi Nebilerin sonuncusu HzMuhammed SAV efendimizden de misak alındığını Ahzab 7 kesin olarak bize açıkliyor.Vekaleten devrin imamı efendimize yazdırılan RİSALET NURLARI hiç şeriat hukmunu ihtiva etmiyen hidayet çağının özeliklerini içeren sohbet niteliğinde bir kitaptır.
13/Rad-38: Ve lekad erselnâ rusulen min kablike ve cealnâ lehum ezvâcen ve zurriyyeh(zurriyyeten), ve mâ kâne li resûlin en ye’tiye bi âyetin illâ bi iznillâh(iznillâhi), li kulli ecelin kitâb(kitâbun).
Andolsun, senden önce de resûller gönderdik. Onlara da eşler ve zürriyyet (çocuklar) kıldık. Bir resûl için, Allah’ın izni olmaksızın bir âyet getirmesi olmaz (mümkün değildir). Her zamanın, bir kitabı vardır.
Soru: Kendisini Mehdi-Resul ve Devrin İmamı olarak lanse eden ve Hz. İsa ile birlikte Altınçağı Tesis Edeceğini söyleyen ama Hz. İsa'nın nerede olduğunu bilmeyen,
Soru:Tüm Peygamberlerin misakta kendisini desteklemek için söz verdiğini ve kendisinin Mehdi-Resul olarak zuhur edeceği zamanı yüzyıllar öncesinden gözlediğini ve zuhurunun işaretinin Duhan Suresi gereği çıkacak olan bir duman olduğunu söyleyen ama piyasaya “Beklenen Mehdi Benim” diyerek çıktığı halde dumanın hala olmadığını işine gelmediği için gözardı eden,
Soru:Tüm peygamberlere namaz kıldırdığını söyleyen, Hz. Muhammed'e imamlık yaptığını ama bunda şaşılacak birşey olmadığını her devirde Devrin Sağ Olan İmamı kimse onun bu vazifeyi icra ettiğini söylüyen ama kendisinden başka bu iddiayı dile getiren başka birinin daha olmadığını gözardı eden,
Cevap:Hz Muhammed SAV Efendimiz “Benden sonra Nebi gelmeyecek, Ben son Nebiyim. Ama benden sonra imamlar gelecek. Kim onlara tabi olursa bana tabi olmuştur kim onlara asi olursa bana asi olmuştur.” buyuruyor.
“Bir zamanlar size ruh verenler gelecek onlari arayin bulun kim devrin imamina arif olmazsa o cahiliye hükmü ile olur” buyuruyor.
Kıyamet gününde herkes imamlarıyla birlikte çağrılacak.İçinde bulunduğumuz hidayet çağında yaşayanlar Mehdi Resul ile birlikte çağrılacaklar.İsra-71: Yevme ned’û kulle unâsin bi imâmihim, fe men ûtiye kitâbehû bi yemînihî fe ulâike yakreûne kitâbehum ve lâ yuzlemûne fetîlâ(fetîlen).
-O gün bütün insanları, (Allah’ın tayin ettiği) imamları ile çağırırız. O zaman kitabı sağdan verilen kimseler, böylece kitaplarını okurlar. Ve (onlara) zerre kadar zulmedilmez (haksızlığa uğratılmaz).
Bakara-143: Ve kezâlike cealnâkum ummeten vasatan li tekûnû şuhedâe alen nâsi ve yekûner resûlu aleykum şehîdâ(şehîden), ve mâ cealnâl kıbletelletî kunte aleyhâ illâ li na’leme men yettebiur resûle mimmen yenkalibu alâ akibeyh(akibeyhi), ve in kânet le kebîreten illâ alellezîne hedallâh(hedallâhu) ve mâ kânallâhu li yudîa îmânekum innallâhe bin nâsi le raûfun rahîm(rahîmun).
İşte böylece insanların üzerine (hak) şahitler olmanız için Biz, sizi vasat (hayırlı, üstün ve faziletli) bir ümmet kıldık. Resûl de sizin üzerinize şahit olsun. Biz sadece Resûl’e uyanı, topuğu üzerinde geriye dönenden ayırıp bilmeniz için, halen o üzerine (yönelmekte) olduğunuz (Kâbe’yi) kıble yaptık. Bu elbette zor bir iştir, ancak Allah’ın hidayete erdirdiği kimseler hariç (bu onlara zor gelmez). Allah sizin îmânınızı zayi edecek değildir. Muhakkak ki Allah, insanlara (çok şefkatli ve merhametli) Rauf’ur Rahîm’dir.
Nahl-89: Ve yevme neb’asu fî kulli ummetin şehîden aleyhim min enfusihim ve ci’nâbike şehîden alâ hâulâ(hâulâi), ve nezzelnâ aleykel kitâbe tibyânen likulli şey’in ve huden ve rahmeten ve buşrâ lil muslimîn(muslimîne).
-Ve o gün, bütün ümmetlerin içinde, onların üzerine, onların kendilerinden bir şahit beas ederiz (vazifeli kılarız). Ve seni de onların üzerine şahit olarak getirdik. Ve sana, herşeyi beyan eden (açıklayan), hidayete erdiren ve rahmet olan Kitab’ı, müslümanlara (Allah’a teslim olanlara) müjde olarak indirdik.Nahl-89’a göre her ümmetten şahidler Nahl-36’ya göre her kavmin içinde vazifeli kılınan hidayete vesile olan Resullerdir. Her devirde hidayete vesile olan kavmin veli Resulleri üzerinde şahid olan hidayete erdiren devrin imamıdır. Çünkü Allahın kendisi için tayin ettiği mürşide ihsanla tabi olan herkes için 7 şahid vardir
1- Allah
2- Devrin İmamı
3- Arşi Tutan Melekler
4- Devrin İmaminin Ruhu
5- Tabi Olduğu Mürşidin Kalb Gözü
6- Kiramen Katibin Melekleri
7- Kişinin Hayat Filmi
İsra-71’de bahsedilen imamlar ihsanla tabi olanların başı üzerinde yer alan ve şahidler arasında bulunan devrin imamlarıdırlar.
Hz Muhammed SAV efendimiz hadiste: Ya Ali ahir zamanda Hz İsa AS In arkasında namaz kılacağı kişi bizdendir buyuruyor.
Bir başka hadiste :İmamınız kendinizden olduğu halde Hz İsa AS aranıza indiği zaman haliniz ne olacak.
Soru:Her devirde her millete kendi dilleriyle Resul gönderildiğini söyleyen ama Yerlerin ve Göklerin hakimi(!), İnsanoğlu'nun tamamının toplam bilgisinin sahibi(!) olduğu halde günümüzdeki milletlerin Resullerini her nedense bilmeyen ve tanımayan,
Cevap:Nisa-165: Rusulen mubeşşirîne ve munzirîne li ellâ yekûne lin nâsi alâllâhi huccetun ba’der rusul(rusuli), ve kânallâhu azîzen hakîmâ(hakîmen).
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak resûlleri göndeririz ki; resûllerden sonra Allah’a karşı (bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi diye) hüccetleri (delilleri) olmasın. Allah, Azîz ve Hakîm’dir.
En'am-130: Yâ ma’şerel cinni vel insi e lem ye’tikum rusulun minkum yakussûne aleykum âyâtî ve yunzirûnekum likâe yevmikum hâzâ, kâlû şehidnâ alâ enfusinâ ve garrethumul hayâtud dunyâ ve şehidû alâ enfusihim ennehum kânû kâfirîn(kâfirîne).
Ey insan ve cin topluluğu! Size âyetlerimi anlatan ve bugününüze ulaşacağınız konusunda sizi uyaran içinizden resûller (elçiler) gelmedi mi? “Kendi nefslerimize şahit olduk.” dediler. Dünya hayatı onları aldattı. Ve kendilerinin kâfir olduğuna, kendileri şahit oldular.
A'raf-35: Yâ benî âdeme immâ ye’tiyennekum rusulun minkum yekussûne aleykum âyâtî fe menittekâ ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Ey Âdemoğulları! Sizin içinizden, size âyetlerimi anlatan (kıssa eden) resûller geldiği zaman, bundan sonra kim takva sahibi olur ve nefsini ıslâh ederse (nefs tasfiyesi yaparsa), artık onlara korku yoktur. Ve onlar mahzun da olmazlar.
9/Tevbe-33: Huvellezî ersele resûlehu bil hudâ ve dînil hakkı li yuzhirehu aled dîni kullihî ve lev kerihel muşrikûn(muşrikûne).
Müşrikler kerih görseler bile; resûlünü, dîn üzerine, dînin bütününü (bütün özelliklerini) izhar etmesi (ortaya çıkarması) için hidayetle, hak dîn ile gönderen, O’dur.
Yunus-47: Ve likulli ummetin resûl(resûlun), feizâ câe resûluhum kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlamûn(yuzlamûne).
Her ümmetin bir resûlü vardır. Onlara, resûlleri geldiği zaman onların aralarında adaletle hükmolundu. Onlara zulmedilmez.
Her devirde her millete kendi dilleriyle Resul gönderildiğini söyleyen Allah ‘ın ayeti kerimesini hidayetle görevli devrin imamı efendimiz elbete insanlara açıkliyacaktır.
İbrahim-4: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).
Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz’dir, Hikmet Sahibi’dir.
Nahl-36: Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu), fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).
Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah’a ulaşmayı dileyerek) Allah’a kul olsunlar ve taguttan (insan ve cin şeytanlardan) içtinap etsinler (sakınıp kurtulsunlar) diye. Onlardan bir kısmını, (Resûlün daveti üzerine Allah’a ulaşmayı dileyenleri) Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu. Artık yeryüzünde gezin. Böylece yalanlayanların akıbetinin, nasıl olduğuna bakın (görün).
İsra-15: Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihî), ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziretun vizre uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb’ase resûlâ(resûlen).
Kim hidayete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. Öyleyse kim dalâlette ise sorumluluğu sadece kendi üzerinde olarak dalâlette kalır. Yük taşıyan (günahı yüklenen) bir kimse, bir başkasının yükünü (günahını) yüklenmez. Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.
Soru:Peygamberlerin bile görmek isteyip de göremediği Allah'ı birçok kez gördüğünü kendisiyle beraber başka bazı kimselerin de gördüğünü iddia eden
Cevap:Günümüz din öğretisinde “Allah’I görmek mumkun değildir”zannedilmektedir.Misal olarak da hep Hz Musa AS’ın baş gözüyle Allah’I görmesi verilir. Elbette Allah baş gözüyle görülmez.Ama bir de gönül gözü var.Kalbin gözü,gönul gözü kur’anı kerimdeki ismiyle kalbin “basar hassasıâ€¦İşte bu göz,Allah’I ve onun baş gözünün göremiyeceği sırlarını göstermek için ihsan ettiği bir gözdür.
Yusuf-108: Kul hâzihî sebîlî ed’û ilallâhi alâ basîretin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn(muşrikîne).
De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”
Yunus-26: Lillezîne ahsenûl husnâ ve zîyâdeh(zîyâdetun), ve lâ yerheku vucûhehum katerun ve lâ zilleh(zilletun), ulâike ashâbul cenneh(cenneti), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Onlar için Ahsenül hüsna (Allah'ın Zat'ına ulaşmak) ve ziyadesi (daha fazlası, Allah'ın cemalini görmek) vardır. Onların yüzlerini bir keder kaplamaz ve bir zillet (küçük düşme, hakirlik) yoktur. İşte onlar, cennet halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır.
İrşada memur ve mezun kılınan tum evliyalar Allah’I gönul gözüyle görmüşlerdir.İşte bunlardan bazıları:
Yunus Emre şöyle buyuruyor
Can gözü onu gördü,
Dil ondan haber verdi
Yunus imdi avunur
Dostu gördü sevinir
Eşref Rumi Hazretleri
Her dem bakarız ol yüze ol yüze
her gün bayram kadir bize
Biz dostu ayan görürüz
Düş değil bu görüşümüz
Ahmet Yesevi hazretleri bu konuda şöyle diyor:
Kul hacı Ahmet bilmişsin
Hakk yoluna girmişsin
Hakk yoluna girenler
Hakk didarını görmüşler
Demeki Allah’ı kalb gözüyle görmek söz konusudur.Allah kalb gözünü açtığı evliyasına irade tesliminde zatını mutlaka gösterir.
Soru:Hz. Muhammed'in (ss) bile iki yıl vahiy almaması ve bu yüzden üzülmesi konusu varken kendisinin Allah ile istediği zaman konuşabildiğini iddia edebilen,
Cevap:Şura-51: Ve mâ kâne li beşerin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm(hakîmun).
Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahyile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.
İki ay Cebrail AS’ın peygamber efendimize şeri vahiy getirmemesi doğrudur.Ancak efendimizin Allah ile istediği an konuşması bir şeri hukum içermiyen vahiydir.Efendimiz de devrin imamı olmadan sadece virdde konuşuyordu.Alemlere irşatla vazifeli olduktan yani vekaleten devrin imamı olarak tayin edildikten sonra “Allah ile istediği zaman konuşmanın” gerçekleştiğini görüyorüz.Şura 51 de, bütün Peygamberlere Allah u Teala Cebrail AS resul mürşit olarak gönderdiğini anliyoruz.Kim daimi zikre ulaşırsa, Allah uTeala perde arkasındanonunla konuşmaktadır.Ama irade teslimini gerçekleştirdikten sonra Allah’ın irşada memur ve mezun kıldığı herkesle doğrudan doğruya vahiy ile konuşmaktadır.Sevgili kardeşim dini kur’anı kerimden öğrenseydin bunları asla konuşmazdın.Sizin gibi dini kur’anı kerimden öğrenmiyenleri Allah ayetlerle bize tanıtmaktadır.
2/Bakara-118: Ve kâlellezîne lâ ya’lemûne lev lâ yukellimunâllâhu ev te’tînâ âyeh(âyetun), kezâlike kâlellezîne min kablihim misle kavlihim, teşâbehet kulûbuhum, kad beyyennal âyâti li kavmin yûkınûn(yûkınûne).
(Gerçeği) bilmeyenler dediler ki: “Allah bizimle konuşsa ya.” veya “Bize de bir âyet gelse ya.” Bunlar gibi bundan öncekiler de onların dediklerine benzer (sözler) söyledi. Onların kalpleri (de ne kadar) birbirine benzer. Âyetlerimizi yakîne ulaşan (üst seviyede hakikati bilip şüpheden kurtulan) bir kavim (topluluk) için beyan etmişizdir (açıklamışızdır).
İlmel yakiyn,Aynel yakiyn ve hakkel yakiyni yaşayan herkese, Allah ayetlerini vahiyle açıklamıştır.
Soru:Ruhun Allah'tan ayrı bir mahluk olduğunu ve kendisine ulaştırmak için onu kendisinden bir enerji kitlesi olarak insanın içine yerleştirdiğini söyleyen,
Cevap:SECDE-9: Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’ideh(efidete), kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve onu (onun nefsinin kalbine) sem’î (kalbin işitme hassası), basar (kalbin görme hassası) ve fuad (kalbin idrak etme hassası) hassalarına (sahip) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Secde 9 Allah uTealanın fizik vücudumuzun içine ruhundan ufurduğunu bize haber veriyor.
İsra-85: Ve yes’elûneke anir rûh(rûhı), kulir rûhu min emri rabbî ve mâ ûtîtum minel ilmi illâ kalîlâ(kalîlen).
Ve sana ruhtan sorarlar. De ki: “Ruh, Rabbimin emrindendir.” Ve size, (ruha ait) ilimden sadece az bir şey verildi.
Allah’ın emrinden olan ruh bizde bir vazife yaptıktan sonra sahibi olan Allah’a geri dönup teslim oluyor.Kişi mürşidine tabi olduğunda Allah u Teala mürşidine ihsanla tabi olan kişinin kalbine mucadele 22 göre iman yaziyor.
Mücadele-22: Lâ tecidu kavmen yû’munûne billâhi vel yevmil âhîri yuvâddûne men hâddallâhe ve resûlehu ve lev kânû âbâehum ve ebnâehum ve ihvânehum ev aşîretehum, ulâike ketebe fî kulûbihimul îmâne ve eyyedehum bi rûhin minh(minhu), ve yudhıluhum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ, radıyallâhu anhum ve radû anh(anhu), ulâike hizbullâh(hizbullâhi), e lâ inne hizbullâhi humul muflihûn(muflihûne).
Allah'a ve ahiret gününe (ölmeden evvel Allah'a ulaşma gününe) îmân eden kavmi, Allah'a ve resûlüne karşı gelenlerle sevişir bulamazsın. Velev ki onlar, babaları veya oğulları veya kardeşleri veya aynı aşiretten olsun. Onların kalplerine îmân yazılır. Ve onlar, Allah'ın katından (orada eğitilmiş olan) bir ruhla (devrin imamının ruhunun başlarının üzerine yerleşmesi ile) desteklenirler ve altlarından ırmaklar akan cennetlere konurlar. Orada ebediyyen kalacaklardır. Allah onlardan razıdır, onlar da Allah'tan razıdırlar. İşte onlar, Allah taraftarıdırlar. Ve muhakkak ki Allah taraftarları kurtuluşa (felâha) erenlerdir.
Kişi imanı artan mumin oluyor.İmanı artan mumin kulunun başının üzerine devrin imamının ruhunu gönderiyor.
Mu'min-15: Refîud derecâti zul arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzire yevmet telâk(telâkı).
Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah’a ulaşmayı dilediği için Allah’ın da Kendisine ulaştırmayı dilediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
Devrin imamının ruhu,bizim ruhumuza,Allaha mulaki olma günün geldi diye haber veriyor.Ruh bu emir üzerine Nebe 39 göre vücudu terkediyor ve sıratı mustakime ulaşiyor.
Nebe-39: Zâlikel yevmul hakk(hakku), femen şâettehaze ilâ rabbihî meâbâ(meâben).
İşte o gün (mürşidin eli Hakk'a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbî olunduğu gün), Hakk günüdür. Dileyen (Allah'a ulaşmayı dileyen) kişi, kendisini Rabbine ulaştıran (yolu, Sıratı Mustakîm'i) yol ittihaz eder (edinir). (Allah'a ulaşan kişiye Allah), meab (sığınak, melce) olur.
Soru:Rabbimizin Hz. Muhammed dahil hiçbir beşer için "Habibim" dememesine rağmen kendisine Allah'ın Habibim diyerek hitap ettiğini söyleyen,
Cevap:Allah’u Teala her şeyi insan için yaratmıştır.
Casiye-13: Ve sahhare lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı cemîan minh(minhu), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).
Ve göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden (bir lütuf olarak) size musahhar (emre amade) kıldı. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.
İnsanın yaratılış amacı Allah’a kul olmaktır.Deruni olarak 7 safha kuluk vardır.
Zariyat-56: Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûn(ya'budûni).
Biz, insanları ve cinleri başka bir şey için değil; Bize, kul olsunlar diye yarattık.
Bu 7 safha kuluğu yaşayan kişi iradesini Allah’a teslim ederek % 100 Allah için olur.
Yaratığı her şeyi insan yaratan Yüce Rabbimiz insanı da kendisi için yaratmıştır.Bu sebeble yaratığı mahlukatın içinde en çok insanı sevmektedir.En çok sevdiği varlık olan insanların içinde elbette en üst noktada olan devrin imamına habibim diyecektir.Peygamber efendimize sen olmasaydın ben felekleri yaratmazdım. Sevgili kardeşim bu peygamber efendimizi en üst noktada sevdiğinin ifadesi değilmi?

Bulamamıştı. şimdi bulabiliyor musun?

bakıyorum üyelik yarışına girdiniz.. sahtekar piriniz yeni vazife vermiş olmalı..

Hangi akla beyne zekaya sahipsiniz ki böyle sapık birinnin peşine düşüyorsunuz hafazan allah.. rabbim sizin gibi basiretsizlikten bizleri korusun.

delil diye sundugunuz ayetleri maşa gibi sunmaktasnız.. yazık yani.

rabbim akıl fikir versin. kopy paste ile müritlik olmaz.


iskender ali mihr edip yüksel, yaşar nuri ve benzerlerinin tasavvufu da inanmış versiyonu. bunları yetiştiren kaynak aynı fakat her bir basamak için ayır bir şeyh çıkarmış..

bu kadar çarpıtılır ancak.
bir de bu yazıları kendileri okuyor mu yoksa mihr sitesinden direk kopyalıyorlar mı
bende merak ediyorum


Aykırı Yazılar

Molla Cami Youtube Kanalı

MollaCami.Com