Bölümler | Kategoriler | Konular | Üye Girişi | İletişim


Tıbb-ı Nebevi

Kur’an’da adı geçen gıdalar ve Tıbb-ı Nebevi



Doğada yaratılmış olan her şeyin bir anlam ve önemi vardır. Kur’anı Kerim’de “İnsan aldığı gıdalara bir baksın! Biz yağmuru gökten bol bol yağdırdık. Sonra (bitkiler bitsin diye) toprağı nasıl yardık. Kendinize ve hayvanlarınıza bir gıda ve fayda olması için yeryüzünde ekinler, üzüm bağları, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik” buyrulmaktadır.



Kur’an’da, “İnsan aldığı gıdalara bir baksın! Biz yağmuru gökten bol bol yağdırdık. Sonra (bitkiler bitsin diye) toprağı nasıl yardık. Kendinize ve hayvanlarınıza bir gıda ve fayda olması için yeryüzünde ekinler, üzüm bağları, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik” (1) buyrulmuştur.

Tüm bitkilerin, ekinlerin, meyve, sebze ve gıdaların insanların faydalanması için yaratıldığı bu ayetle ifade edilmektedir. Doğada yaratılmış olan her şeyin bir anlam ve önemi olduğu gibi bu ayette bitki, meyve, sebze ve diğer gıda­ların da aslında insanoğlunun hastalıklardan korun­ma­sında ve tedavisindeki önemi ve gereği anlatılmaktadır.

Ayetlerde övülen ve tavsiye edilen gıdalar şöyledir: Acur, Arabistan kirazı, buğday, balık eti, bal, et, ekmek, fasulye, hıyar, hurma, incir, kudret helvası, kiraz, mercimek, muz, nar, sarımsak, soğan, su, süt, şerbet, üzüm, yağ, yumurta, zeytin, zeytinyağı, zencefil.

Bu gıdalarla ilgili olarak Hz. Muhammed’in (s.a.v.) “Tıbb-ı Nebevi” olarak bilinen uygulamaları şöyle:



Balık Eti

“Denizden taze et (balık eti) yemeniz ve ondan takınacağınız bir süs eşyası (inci) çıkarmanız için denizi emrinize veren O’dur. Gemilerin denizde suları yara yara gittiklerini de görüyor­sunuz. Bütün bunlar O’nun ihsanlarını aramanız ve nimet­lerine şükretmeniz içindir.” (2)

“İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah’ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.” (3)

Peygamber’imiz (a.s.m.) şöyle buyurur:

“İki ölü ve iki kan bize helal kılınmıştır. Ölüler; balık ve çekirge, iki kan ise ciğer ve dalaktır.” (4)

“Denizin suyu temiz, ölüsü (balığı) ise helaldir.” (5)

Acur

Salatalığa benzeyen bir sebzedir. Sıcak iklimlerde yetişir. İdrar söktürücü özelliği vardır. Peygamber’imizin acuru yaş hurma ile birlikte yediği belirtilir. (6)

Hazım sorunlarında ve susuzluğu gidermek amacıyla da kullanılır. İnsanda rahat bir sindirim ve zindelik meydana getirmesi nedeniyle kilo almış insanlara kullanmaları tavsiye edilebilir. İç Anadolu Bölgesi’nde daha sık yetişir.

Hz. Ayşe, acurun yaş hurmayla birlikte yenilmesinin kilo aldırdığını ifade etmiştir. (7) Kilo almak isteyenler uygulayabilirler. Bazı insanlar ne yaparlarsa yapsınlar kilo alamazlar ve bu, herhangi bir hastalıkla ilişkilendirilemez. Özellikle beslenme alışkanlıklarında yapılan doğru düzenleme, bu konuda insanlara ciddi olarak fayda sağlar.



Ayva

Peygamber’imiz “Ayva, göğüsteki sıkıntıyı, ağrıyı giderir, gönlü (kalbi) ferahlatıp kuvvetlendirir” (9), “Sizden biriniz kalbi üzerinde bir ağırlık hissettiği zaman ayva yesin!” (10) buyurmuşlardır.

Ayrıca ayva idrarı arttırarak diüretik etki gösterir, ishali keser, kusmayı ve vücut ısısının düşmesini engeller. Hamileliğin ilk üç ayında bolca yenilmesi doğacak olan çocuğun daha güzel ve alımlı olmasında etkilidir.



Bal

Balın faydaları Tıbb-ı Nebevi’de detaylı olarak ele alınır. Kur’an-ı Kerim’de “Rabb’in, bal arısına ‘dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yavru yap, sonra her çeşit bitkiden ye, sonra da –bal yapman için– Rabb’inin gösterdiği yollardan boyun eğerek yürü!’ diye öğretti. Onların karınlarından renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. Düşünen bir millet için bunda ibretler vardır” (11) buyrulmuştur.

Değişik Tıbb-ı Nebevi kaynaklarında balın, karaciğer, dalak, mide, bağırsak gibi organ rahatsızlıklarında, koruyucu, temizleyici özelliklerine değinilir. Altını ıslatan çocukların ve ishali bulunan kişilerin tedavilerinde, akıl sağlığının düzenlenmesinde, kanın temizlenmesinde zihinsel rahatsızlıklarda vb. gibi birçok durumda kullanılması özellikle tavsiye edilir.



Et

Tıbb-ı Nebevi et tüketimi hakkında son derece dengelidir. Et, hakkında genel olarak tavsiye edilen bir gıda olarak bahsedilir. Fakat ölçülü olunması, aşırı derecede tüketilmemesi gerektiği ifade edilir. Buradaki dengeli et tüketimi gerçekte en doğru olan uygulamadır. Etten tam olarak uzaklaşmak ve aşırı derecede et tüketmek uç davranışlardır ve tavsiye edil­mez. (12) Etlerin çeşitleri ve özelliklerine göre tüketilmesi, bazılarının daha rahat tüketilebilecekleri bazılarının da daha az kullanılması gerektiğinin belirtilmesi çok önemlidir.

Kur’­an’­da 12 yerde etin adı geçer.

“En iyi et sırt etidir.” (12)

“Deve, sığır, keçi ve koyunları da O yarattı. Bunlarda sizin için soğuktan koruyucu yünler ve bir takım menfaatler vardır. Onlardan bir kısmını da yersiniz.” (13)

“Et, dünya ve ahirette yiyeceklerin efendisidir.” (14)



İncir

Kur’an’da “İncire, zeytine, Tur-i Sina’ya ve şu emin beldeye (Mekke’ye) yemin ederim ki gerçekten biz insanı en güzel şekilde yarattık” (15) buyrulur.

“İdrarını yapamayanlar ve öksürüğü o­lanlar için oldukça etkili tedavi edici ö­zelliği vardır. Böbrek taşlarını ve idrar ke­sesini temizler. Hemoroit hastalığında, ek­lem ağrılarında faydalıdır.” (16) Vücutta bi­ri­ken toksinlere karşı temizleyici gö­revi vardır. Ka­ra­ci­ğer ve dalağı temizler. Midede biriken balgam karışımı­nı orta­dan kaldırır. İncir, adale ve eklem (özellikle gut has­talığına bağlı olan) ağrılarında faydalıdır.



Zeytin

Kur’an’da “Yine sizin için Tur-i Sina’da yetişen bir ağaç meydana getirdik ki bu ağaç hem yağ (zeytinyağı) hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir” (17) buyrulmuştur.

Peygamber’imiz de “Sizlere zeytinyağı tavsiye ederim. Hem yiyiniz hem de onunla yağlanınız. Zira zeytinyağı bas­ur hastalığı için şifadır” (18) buyurmuşlardır.

Zeytinyağının damar sertliğine, kabızlığa, ülsere, karaciğere ve romatizmal hastalıklar ile böbrek taşları ve kum oluşumuna karşı faydası vardır. Tansiyon düşürücü özelliği de bulunmaktadır. (19)



Kabak

Peygamber’imiz kabak çorbasını ve yemeğini severdi. (20) “Kabak yiyiniz! Çorba pişirdiğinizde koyduğunuz kabağı çoğaltınız! Zira kabak zekâ seviyesini güçlendirir” (21) buyurmuşlardır.

Kabak, şekerle kaynatılıp içilirse vesvese ve evhamı giderir. Ruh hastalıklarına; özellikle baş ağrına karşı faydalıdır. Böbrekleri ve bağırsakları temizler. Kabak çekirdeği bağırsak kurtlarının düşürülmesine katkıda bulunur. (22)



Üzüm

Kur’an’da on bir yerde adı geçen üzüm, hazmı kolaylaştırır, kabızlığı giderir. Hemoroit hastalığına, böbrek taşlarının düşürülmesine ve mafsal ağrılara faydalıdır.

Peygamber’imiz üzüm için “Kuru üzüm ne güzel gıdadır. Sinirleri kuvvetlendirir, yorgunluğu giderir, ağız kokusunu güzelleştirir, gönlü hoş eder, üzüntü ve kederi giderir” (23) buyurmuşlardır.

Karaciğer, dalak, mide ve bağırsakları güçlendiren üzümün sabahları aç karnına yenmesi tavsiye edilir. Zihni açar ve hafıza gücünü arttırır.

Son yıllarda üzüm çekirdeğinin faydaları karşısında in­san­lar şaşkınlıklarını ve memnuniyetlerini açıkça ifade etme­ye başlamışlardır.



Süt

Peygamber’imiz (a.s.m.) süt ve hurma için “İyi, güzel gıda” (24) derdi. Ayrıca “İnek sütü ile tedavi olunuz! Çünkü ben yüce Allah’ın bunda şifa yarattığı kanaatindeyim. Zira inek her çeşit ottan otlamaktadır” (25) buyurmuşlardır.

Kur’an’da da şöyle geçer: “Allah gökten su indirir ve ölü­münden sonra yeryüzünü bu su ile yeniden diriltir. Düşü­nen kimseler için bunda ibretler vardır. Sizlere koyunların bağırsak muhteviyatı ile kan arasından meydana gelen, içenlere halis ve içimi kolay süt içiriyoruz.” (26)

Sütün pek çok faydası vardır. Evhamı giderir, vesvese, gam, keder ve lüzumsuz hayal gibi hastalıklara karşı faydalıdır. Süt, balla birlikte içilirse iç organları temizler. Şekerle birlikte içilirse cildi güzelleştirir. Bağırsakların çalışmasını kuvvetlendirir. Meniyi arttırır. Vücudu temizler. Zekâyı geliştirir. Vücudu şişmanlatır. Nekahet dönemindeki emzikli kadınlara tavsiye edilir. Bitkinlik, halsizlik ve yorgunluk durumlarında çok iyi bir ilaç olarak görev yapar.

Karaciğer, dalak ve mide için iyi gelmeyebilir. Gaz ya­pabilir. Bu olumsuz etkiler daha ziyade süt intoleransı olanlar için geçerlidir. Süt alerjisi bulunmayanlarda bu olum­suz etkiler görülmez. Süt ve süt ürünleri alerjisi immu­no­lojinin, önemli bir çalışma konusudur. Süt alerjisi farklı tedavi yöntemleri, aşılar, tamamlayıcı tıp yöntemleriyle tedavi edilmektedir.



Tere

Peygamber’imiz, “Size tereyi tavsiye ederim. Zira Allah bunda birçok hastalık için şifa yaratmıştır” (27) buyurmuştur.

Tere vücudu ısıtır, bağırsakları yumuşatır. Cinsel gücü artırır. Şişlikler ve kalp çarpıntısına faydalıdır. Bağırsak kurtlarını ve tenyaları düşürür. Saç dökülmesini önler.

İştah açıcıdır. Nefes darlığına ve dalak büyümesine karşı faydalıdır. Akciğeri temizler ve adet kanamasını söktürür.

Yeşil yapraklı sebzeler grubundan olan tere, aynı zamanda depresyon için kür tedavisinde kullanılmakta, insanın ruh dünyasına ciddi anlamda verdiği katkılarla anılmaya başlanmaktadır.



Çörek Otu

Çörek otunun tıbb-ı Nebevi açısından değerlendirilmesinde şu iki hadis yeterli gelecektir:

“Çörek otu yarım baş ağrısına, yüz ve ağız bölgesinin felç­lerine, uyku hastalığına, unutkanlığa, baş dönmesine ve nefes darlığına karşı faydalıdır.” (28)

“Sizlere şu çörek otunu tavsiye ederim. Zira bunda ölümden başka birçok hastalık için şifa vardır.” (29)

Konu ile ilgili daha geniş bilgi Nesil Yayınları arasında çıkan “Sağlıklı Yaşamın Sırları” isimli kitabımdan alınabilir.


Dr. Recai Yahyaoglu


1 Abese Suresi, 24-32; ayrıca bk. En’am Suresi, 99, 141; Nahl Suresi, 11; Nur Suresi, 35.

2 Nahl Suresi, 14.

3 Fatır Suresi, 12.

4 İ. Mace, Hadis 3218, Müsned 2/97.

5 E. Davud, Taharet, Hadis 83.

6 Kamus 1/79, 1247; K. Ummal 10/28281.

7 İbn-i Mace, 3325, A. Bağdadi, s. 141.

9 M. Zevail, 5/45 C.; Sağir, 2/80.

10 Herevi, 1/971; Nihaye, 3/116.

11 Nahl Suresi, 69.

12 Müsned, 1/2004, 3/400.

13 Nahl Suresi, 5.

14 İ. Kayyım, s. 415.

15 Tin Suresi, 1-4.

16 Bağdadi, s. 79-80, K. Ummal 10/28280.

17 Müminun Suresi, 20.

18 C. Sağir, 2/54, K. Ummal, 10/28295.

19 Acartürk, 1996.

20 İ. Kayyım s. 446-47.

21Müsnedül - Firdevs vr. 2/130.

22 A. Rıza Karabulut, Tıbb-ı Nebevi Ansiklopedisi, Kayseri 1993.

23 C. Sağrir 2/53’ı F. Kadir 4/340.

24 E. Muaym vr - 127 b., 130 a.

25 K. Ummal, 10/28280; Edeviyye, s. 35.

26 Nahl Suresi, 65-66.

27 Bağdadi, s. 89; Nesimi, 3/263-65.

28 Buhari, Tıp 7/14; İ. Mâce, Tıp H. 3448.

29 C. Sağir, 2/53; F. Kadir, 4/338

Allah razı olsun kardeşim BU konuları son zamanlarda tv lardan çok duyar olduk ama
Ayeti kerime veya hdisi şerifle taçlandığını öğrenmek çok daha güzel...

teşekkürler...

Rica ederim.
Siz kiymetli okurlardan da Allah razi olsun insaAllah.
Biz tesekkür ederiz.


Sağlık Haberleri

MollaCami.Com